Lezzetini hiç kaybetmeden Osmanlı mutfak kültüründen günümüze dek uzanan baklava, bu süre zarfında kendisine dünyanın çeşitli ülkelerinde de hatrı sayılır bir yer edinmiştir. Hatta öyle ki baklavanın kendi mutfaklarına ait bir tatlı çeşidi olduğunu savunan ülke sayısı da epey fazladır.
Osmanlı kültüründe baklava, saray mutfaklarında yalnızca saray halkı için hazırlanan bir lezzet olmaktan çok daha öte bir yol katetmiştir. 17. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış olan Baklava Alayı, baklava tarihine ışık tutan en önemli gelenekler arasında örnek olarak gösterilebilir.
Osmanlı Sultanı II. Mahmud döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasına dek süregelen bu geleneğe göre her yıl Ramazan ayının 15. gününde padişah, saray ustaları tarafından hazırlanan baklavalar ile askerlerin kalbini bir kez daha kazanmaktaydı.
Her on Yeniçeri askeri için hazırlanan bir tepsi baklava pişirildikten ve şerbeti üzerinde gezdirildikten sonra saray mutfağının önüne dizilir, ilk tepsi Silahtar tarafından teslim alınırdı. Onun arkasından her iki asker bir tepsi baklava alarak Silahtar’ı takip eder, askerler nizami bir şekilde yürüyerek kışlalarına geri dönerlerdi. Baklava Alayı olarak adlandırılan bu tören halk tarafından her daim coşkuyla seyredilmiştir.

0 Yorumlar